Sisler İçinde Kaybolan 583 Ses: Tenerife’nin Unutulmaz Çığlığı

instagram 1977 1 haziran

27 Mart 1977 sabahı, Kanarya Adaları’nın en büyük adası Tenerife’de güneş hiç doğmamış gibiydi. Los Rodeos Havalimanı’nın üzerine çöken sis, sıradan bir hava olayı değildi; sanki o gün yaşanacakları önceden haber veren, boğucu ve ağır bir kehanetti.

Havalimanı o sabah olağandışı bir kalabalıkla dolup taşıyordu. Las Palmas’taki Gran Canaria Havalimanı’nda bomba ihbarı nedeniyle uçuşlar yönlendirilmiş, pistler ve apronlar bekleyen devlerle dolmuştu. KLM’nin 4805 sefer sayılı Boeing 747’si ve Pan American’ın 1736 sefer sayılı devi, bu zorunlu bekleyişin yorgunluğunu taşıyordu içlerinde.

KLM’nin kaptanı Jacob Veldhuyzen van Zanten, Hollanda’nın en deneyimli pilotlarından biriydi.Mürettebatının uçuş süresi dolmak üzereydi, baskı her geçen dakika artıyordu. Karar verdi: Kalkış zamanıydı. Ama sis o kadar yoğundu ki, pistin ucunu görmek imkânsızdı. Ve o pistin ucunda, Pan Am 747’si hâlâ yavaş yavaş ilerliyordu, taksi yoluna çıkacak çıkışı arıyordu.

Saat 17:06:47. KLM uçağı tam gaz pistte koşmaya başladı.  O an, hayatta kalanlardan biri olan Amerikali yolcu Dorothy Kelly’nin zihnine kazındı: ‘Önce bir ses duydum. Motor sesi değildi bu, farklıydı. Sanki gökyüzü yırtılıyordu. Sonra her şey yavaşladı, tuhaf bir yavaşlıkla. Camdan dışarı baktım ve sisden çıkan o kocaman gövdeyi gördüm. Bağırmak istedim ama sesim çıkmadı. Zaman durmuştu. İki dev, 583 insanı bağrında taşıyan iki çelik kule, sis perdesinin ardında birbirini buldu. Çarpışma o kadar şiddetliydi ki, KLM uçağı Pan Am’ın üzerinden kısmen geçti ve yaklaşık 150 metre ileride yere çakıldı. Kerozin, alevler, metal ve sessizlik. Sonra çığlıklar.

KLM’deki 248 yolcu ve mürettebattan hiç kimse kurtulamadı. Pan Am’daki 396 kişiden yalnızca 61’i hayatta kaldı; onlar da büyük çoğunlukla ağır yaralanmalarla. Havacılık tarihinin en kara günü böyle yazıldı: 583 hayat, bir sis tabakasının, bir iletişim hatasının ve birkaç saniyelik talihsizliğin kurbanı oldu. Ancak bu trajedi, insanlığın öğrenme kapasitesini de test etti. Sonraki yıllarda uluslararası sivil havacılık otoriteleri, standart radyo iletişim protokollerini kökten değiştirdi. ‘Cleared for takeoff’ ifadesi artık yalnızca kalkış izni için kullanılacak, mürettebat arasındaki hiyerarşik baskıyı kırmak için Cockpit Resource Management eğitimleri zorunlu hale gelecekti. Tenerife’nin küllerinden, modern havacılık güvenliğinin temelleri yeniden örüldü.

Bugün her güvenli iniş ve kalkışın arkasında, o sis içinde kaybolan 583 sesin sessiz bir katkısı vardır. Havacılık, onları unutmadı. Unutamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top